Van Gölü'nde martıların yaşam mücadelesi

VAN Gölü'nde yaşayan binlerce Van Gölü martısı açlıktan ve sıcak havadan telef olurken, yüzlercesi de güç koşullarda yaşam mücadelesi veriyor.

Van Gölü'nde martıların yaşam mücadelesi

İnci Kefali balğının üremek için Van Gölü'nden ayrılıp akarsulara girmesi nedeniyle, gölden beslenen martılar aç kaldı. Göldeki Adır Adası'nda yumurtadan çıkan yavru martılar, yiyecek bulamayan anneleri tarafından beslenemedikleri için telef oldu. Yavru martılar gün boyu göl kenarında annelerinin yiyecek getirmesini beklerken, bazı martıların ise açlıktan telef olan martı leşlerini yediği dikkat çekti. Ölü martılardan yükselen kokular çevre köyleri rahatsız ederken, köylüler çevreye yayılan kokunun önüne geçmek için martı ölülerinin toplanmasını istedi.

Yaşanan ölümlerin beslenme ve çevresel faktörlerden kaynaklandığını ve bunun her sene aynı dönemlerde tekrarlandığını anlatan Orman ve Su İşleri Doğa Koruma ve Milli Parklar 14. Bölge Müdürü Mustafa Şentürk "Van ili sulak alanlar noktasında zengin bir bölge bunun göstergesi olarak da ülkemizde 475 kuş türü gözlenirken, ilimizde 232 kuş türü görülmektedir. Bu kuş türlerinden bir tanesi de Van Gölü'nde yaşayan Van Gölü martısıdır. Bunların yaşam alanı olarak baktığımızda Van Gölü kenarında bulunan sazlıklar, bataklık ve kayalıklardır. Besin kaynağı olarak baktığımızda ise Van Gölü martısı ağırlık olarak gölde endemik olarak yaşayan İnci Kefali ile beslenmektedir. Yoğun olarak Mayıs ve Haziran aylarında İnci Kefali'nin yumurta bırakmak için tatlı sulara göç etmesi nedeniyle martılarımız bu dönemde çok yoğun beslenmektedirler. Nisan sonu itibarıyla birinci kuluçkaya yatan martıların ikinci kuluçka dönemi ise inci kefalleriyle yoğun bir şekilkde beslendikten sonra yani Mayıs sonudur. Bu ikinci kuluçka sonrası doğan bireyler 40-45 günlük genç bireylerdir. Bunlar hem inci kefalinin artık gölün derinliklerine inmesi hem de bu dönemde yaşanan ani sıcaklık artışları ve çevresel değişimler nedeniyle olumsuz yönde etkilemekte ve ne yazık ki çoğu da yaşamına devam edememektedir. Bizler hemen hemen her yıl bu dönemde bu tür vakalarla karşılaşıyoruz. Ölen bireylerden bir hastalık olup olmadığı, mikrobik ya da vürisal bir olay var mıdır? Diye bu konuda çalışmalarımız yapıyoruz. Bugüne kadar yaptığımız araştırmalarda çok şükür mikrobik veya vürislerden kaynaklı bir ölüm vakasına rastlanmadık. Tamamen doğal seleksiyon içerisinde oluşan çevresel faktörler ve besin kaynaklarındaki azalmalardan kaynaklı bir ölüm olduğu net bir şekilde görülmektedir" dedi.

YYÜ Yaban Hayvanları Koruma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Lokman Aslan da "Van Gölü'nün çevresindeki hayvanların hem yerleşkesi hem de üreme alanlarını Doğa Koruma ve Milli Parklar 14. Bölge Müdürlüğü ile beraber rutin bir şekilde kontrollerini yapıyoruz. Buralarda herhangi bir tehlike olduğu zaman o tehlikeye yönelik çalışmaları yürütmekteyiz. Burada yüz binlerce martıdan bahsediyoruz bunlar Adır Adasında kuluçkaya yatmaktadırlar yavru çıkarıyor ve popülasyon üç katına çıkıyor dolayısıyla böyle bir popülasyonda martı ölümleri yaşanmaktadır. yüzde 5-10 civarındaki ölümler normal olarak kabul edilmektedir" dedi.


DHA

banner863
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.