Yerli muz 30 yıldır Çikita’ya direniyor!

İthal muz için yılda 110 milyon dolar ödeyen Türkiye’de yerli muz üreticileri zorda. Türkiye’deki muz üretiminin merkezi konumunda olan Anamur ve Gazipaşa sınırındaki Kaledran’da üreticiler muz ithalatı başlamadan önce bir kilo muzun parasıyla bir kilo et alabildiklerini ancak bugün 1 lira 40 kuruştan sattıkları yerli muzun maliyetini karşılamakta bile zorlandığını belirtiyor. Elektrik ve gübre girdilerinin en büyük maliyeti oluşturduğu muz üreticileri kendilerine destek verilmesi durumunda ithal muzla rekabet edebileceklerini söylüyorlar.

Yerli muz 30 yıldır Çikita’ya direniyor!

Mısır’dan Antalya’ya süs bitkisi olarak getirilen muzla ilk kez 1870’lerde tanışan Türkiye’de, 1950’lerden sonra üretiminin teşvik edilmesiyle 1970’lerde yılda yaklaşık 20 bin ton muz üretilmeye başlandı. Ancak 1984’te ithalatı serbest bırakılan ürünlerin simgelerinden biri olan ‘Çikita’, o yıllardan bugüne yerli üreticinin üzerinde adeta Demokles kılıcı gibi sallanıyor. Bir başka deyişle yerli muz üreticileri Çikita ile amansız bir savaş veriyor. 2012 yılı rakamlarına göre Türkiye’nin ithal ettiği muzun oranı yaklaşık 225 bin ton. Bu rakam, yıllık muz ihtiyacının yarısından fazlasını oluşturuyor. Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar’ın verdiği bilgilere göre Türkiye 2012 yılında muz ithalatına 110 milyon dolar ödedi. Yerli üretimde geçtiğimiz yıllara göre artış olmasına rağmen üreticiler dertli. Antalya ve Mersin illerinin sınırının kesiştiği noktada bulunan Kaledran, muz üretiminin merkezi olarak biliniyor. Anamur’a bağlı Anıtlı ile Gazipaşa’ya bağlı Yakacık köylerinden oluşan Kaledran’da yılda yaklaşık 7 bin 500 ton muz üretiliyor. Muz hasadının yoğunlaştığı bu dönemde üreticiden tüccara, kooperatif yetkisinden sarartmacılara aroması ve lezzetiyle gönülleri çelen ancak görünümüyle ithal Çikita karşısında boynu bükük duran yerli muzun nabzını tuttuk. Bölgedeki üreticilerin ortak görüşü, tüketicinin ithal muzun görünüşüne aldanmaması yönünde. “Bize destek verilirse görünüm olarak da ithal muzla rekabet edecek hale geliriz” diyorlar.

ÜRETİCİ KAZIM GÜNDÜZ: ‘ÜRETİM ARTTI, KAZANCIMIZ AZALDI’
Anıtlı köyündeki muz bahçesinde sorularımızı yanıtlayan üretici Kazım Gündüz (68), bölgenin arazi yapısının muz üretiminin dışında tarım yapmaya elverişli olmadığını belirterek, üretimin artmasına rağmen üreticinin kazancının her geçen yıl azaldığını dile getirdi. Bodur ve azman türlerinin yetiştirildiği Kaledran’da muz hasadının Eylül ayında başladığını anlatan Gündüz, Aralık ayının soğuk ve yağışsız geçmesinin ürünü olumsuz etkilediğini belirterek bunun fiyatlara da yansıdığını dile getirdi. Bu yıl muzun kilosunun 1 lira 40 kuruş ile 1 lira 70 kuruş arasında değişen fiyatlara alıcı bulduğunu söyleyen Gündüz, örtü altı muzlarda fiyatın 2 liraya kadar çıktığının altını çizerek, “muzun girdileri oldukça yüksek. Gübre ve sulama için gerekli olan elektrik maliyetleri bu girdilerin başlında geliyor. Bazı alanlarda da ağaç başına 8,5 lira sulama parası ödeniyor Tüketicinin daha ucuza muz yemesi için kooperatifler kurulmalı. Üreticiler kilo başına 40 kuruş civarında bir kazanç elde edebiliyor. Aracıların kazancı ise 1 lira civarında. İthal muz karşısında yerli üretici daha çok korunmalı” diye konuştu.

İTHALATTAN ÖNCE BİR KİLO MUZ İLE 1 KİLO ET ALINABİLİYORDU
Geçmişte önemli kazançlar elde eden muz üreticilerinin bugün önünü göremediğine işaret eden Gündüz, son beş yıldır muzun fiyatının değişmediğini ancak girdilerin katlanarak arttığını belirterek, Türkiye’ye ithal muzun girmediği dönemlerde bir kilo muz karşılığında bir kilo et satın alabildiklerini ancak bugün köylerinde etin kilosunun 25 lira olduğunu dile getirdi.

‘KEÇİ GÜBRESİ MUZ İÇİN ÖNEMLİ, HAYVANCILIK DESTEKLENMELİ’
Anıtlı köyünden bir başka üretici Adem Tapaz ise, çocukluğundan beri muz üretiminin içinde olduğunu belirterek şöyle konuştu: “Tabiri caizse annem beni muz yalağının içinde doğurmuş. Biz üreticilerin büyük sorunları var. Muz üretiminde kara gübre dediğimiz keçi gübresi kullanıyoruz. Bu yüzden hayvancılığın desteklenmesini, muz üreticisine organik gübrenin teşvik edilmesini istiyoruz. Ancak bu yapılmıyor, yurt dışından ithal edilen kimyasal gübreler üreticilere yüksek fiyatla satılıyor. Üretici çarkın içine çekilerek mağdur ediliyor. Bunun giderilebilmesi için çiftçi birliklerinin daha aktif hale getirilmesini istiyoruz.”

ÜRETİCİ BİLAL ŞAHİN: ‘BİZİM MAZOTUMUZ ELEKTRİK’
Kaledran çayının batısında kalan Yakacık köyündeki muz üreticilerinden Bilal Şahin ise pancar ve benzeri ürünlere verilen desteğin muza da verilmesini talep ediyor. “Bizim mazotumuz elektrik” diyen Şahin, üreticilere bu konuda indirim yapılmasını isterken, “Doğada kendiliğinden yetişen harnup (keçi boynuzu) 1,5 liraya alıcı bulurken, bizim bir yıl emek harcadığımız ürünümüz de aynı paraya satılıyor. Çiftçinin en iyi bildiği işi yapması bir şekilde engelleniyor” diye konuştu.

SULAMA MALİYETİ ÜRETİCİYİ ZORLUYOR
Anıtlı Köyü Sulama Kooperatifi yöneticisi Lütfi Kılınç da kooperatif bünyesinde kayıtlı 40 bin civarında muz ağacının olduğunu belirterek bu yıl ağaç başına 8 lira 30 kuruş sulama bedeli belirlediklerini söyledi. Ülkenin ayakta kalan en eski kooperatiflerinden biri olduklarının altını çizen Kılınç, “geçtiğimiz yıl üreticiden aldığımız sulama ücreti toplam 350 bin lira civarındaydı. Bu gelirin önemli bir kısmı elektrik için kullanılıyor. Elektrik konusunda muz üreticileri desteklenirse sulama maliyeti de düşmüş olacak. Ayrıca bu bölgede yapımı planlanan bir sulama barajının tamamlanması durumunda üreticinin rahatlayacağını düşünüyoruz” dedi.

YERLİ MUZDA EN BÜYÜK SORUN LEKE
Kaledran’da üretilen muzu işleyip pazara ulaştıran firmalardan biri olan Bozlar Tarım’ın sahibi Aslan Güven, bölgedeki tüccarların en büyük sorunlarının gönderilen ürünlerin parasal dönüşlerinin gecikmesi olduğunu söylüyor. Bu durumun üreticiyi de zora soktuğunu anlatan Güven, tüketiciye ulaşıncaya kadar üç ayrı aracının elinden geçen yerli muzun en önemli maliyetlerinden birinin de nakliye olduğunun altını çizerek, “bu bölge zor bir coğrafya. Bu yüzden muzda kilo başına sade 150 kuruş nakliye gideri var. Tüketicinin daha ucuz muz yiyebilmesi için bu maliyetlerin de azaltılması gerek. Ayrıca ithal muzla rekabet edebilmemiz için örgütlenme çerçevesinde çalışma koşullarının iptidai usullerden kurtarılması gerekiyor. Çünkü ithal muzda leke yok ancak iptidai koşullarda çalışıldığı için yerli muzda lekeler kaçınılmaz oluyor. Halkımız ürünü alırken önce görüntüye bakıyor. Kaledran muzu lezzet bakımından ithal muza göre çok üstün ama görüntü konusunda bir şey diyemiyorum” diye konuştu.

‘YILDA 11 MİLYAR LİRA GİRİYOR AMA ÜRETİCİYE BİR ŞEY KALMIYOR’
Anıtlı ve Yakacık köylerinde yılda yaklaşık 7 bin 500 ton muz üretimi yapıldığını anlatan Güven, Anamur ve civar köylerden gelenlerle birlikte 11 bin ton civarında muz işlediklerini ve bunun parasal değerinin 11 milyar lirayı bulduğunun altını çizerek şöyle konuştu: “ancak girdiler çok yüksek olduğu için bu gelirden üreticinin elinde bir şey kalmıyor. Muzda üreticiden tüketiciye ulaşıncaya kadar üç ayrı aracı bulunuyor. Bu çarkın düzenlenmesi gerek. Bunun için de tüketicinin duyarlılığı bizim için çok önemli” görüşünü dile getirdi.

KALEDRAN MUZUNUN AROMASI VE LEZZETİ YÜKSEK
Üreticiler arasında ‘sarartmacı’ olarak bilinen işletmelerden birinin sahibi olan Kemal Ay ise kendilerine ulaşan muzların ambalajlanıp depoya konulduğunu ve etilen gazı ile 3-4 gün depoda bekletildikten sonra sarartılarak pazara ulaştırıldığı bilgisini verdi. Kaledran muzunun yüksek aroması ve lezzetiyle bilindiğini dile getiren Ay, tüketicilerden yerli muza sahip çıkmalarını istedi.

ARAŞTIRMACI ERHAN ÜNAL: ‘ÜRETİCİNİN İPİ CELLADIN ELİNDE’
Geleneksel tarım konusunda araştırmalar yapan Erhan Ünal’ın verdiği bilgilere göre Türkiye’deki muz tüketiminin yarısı ithalatla karşılanıyor. İthal muzda yüzde 148 oranında vergi uygulandığını ancak buna rağmen 19 kiloluk muz kolilerinin 5,5 6 dolar gibi çok düşük fiyatlarla ithal edildiğine işaret eden Ünal, “bu fiyatın da 4,5 doları nakliye gideri. İthal muzun kilosu 10 sente bile gelmiyor. Muz pazarı oldukça hassas dengeler üzerine kurulu. İthal muzdaki vergilerde yapılacak çok küçük değişiklikler yerli üreticinin iflasına yol açabilir. Bu yüzden üretici her yıl yorucu bir savaş veriyor. Üreticinin ipi bir nevi celladın elinde. Bu bölgede birkaç bin aile tarıma elverişli olmayan arazilerde muz üreterek geçimlerini sağlıyor. Aslında bu insanlara minnettar olunması gerekir” diye konuştu.  

Yusuf Yavuz

ulusalkanal.com.tr
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
zafer Turgay - 3 yıl önce
Sürekli yerli muz alırım. Ne yazık ki bazı gösteriş meraklıları meraklıları ital muz alıyor.kokusuz ve tatsız muz yediğinin farkında değiler. Pazarda giderek yerli muz aranıyor.Fiyatıcda 3-3, 5 TL.