Yusuf Atilla’nın ardından…


Mehmet Bedri Gültekin

Mehmet Bedri Gültekin

14 Aralık 2015, 12:01

1975 yılı yazında Partimizi örgütleme çalışması için Varto’ya gitmiştim. Seki köyünün Qereci mezrasında Yusuf Atilla adında bir arkadaşımızın olduğu bilgisini almıştım. Köye vardım. Yusuf hoca kim olduğumu, neden geldiğimi öğrenince kırk yıldır görmediği bir yakınını görmüş gibi sevindi. Yusuf Hoca ile böyle tanıştım.
Aslında Yusuf Atilla öğretmeni daha önce gıyaben tanıyordum. 1970 yılında Diyarbakır Harbecin köylülerinin toprak ağalığına karşı yürüttüğü mücadele o zaman İşçi-Köylü gazetesine çokça haber olmuştu. Yusuf Atilla köyün genç öğretmeni idi. Toprak mücadelesinde köylülere önderlik etmişti. Harbecin köylülerinin mücadelesini bütün Türkiye’ye duyurmuştu.
O zamandan beri Partili olarak mücadelenin içindeydi. 12 Mart döneminde toprak mücadelesi veren diğer köylü önderleriyle birlikte gözaltına alındı. Yusuf hoca köylü arkadaşlarıyla birlikte gözaltı süresince bütün baskılara direndi. Aleyhine herhangi bir delil bulunamadığı için daha sonra serbest bırakıldılar.
Diyarbakır’dan sonra memleketi olan Varto’ya tayinini istedi. Sonraki yıllarda Sofiyan köyündeki evine misafir olmuştum. 1980 sonrasında ise öğretmenlik mesleğini değişik illerde devam ettirdi. Emekli oldu. İstanbul’a yerleşti. Ama memleketi ile olan bağını hiç koparmadı. Her sene bahar aylarında Varto’ya gelir ve kışa doğru İstanbul’a çocuklarının yanına dönerdi.
Varto’yla bağını koparmadığı için Partinin Muş örgütünde görev aldı. Yöneticilik yaptı.

Her zaman örgütlü, her zaman Partili
Yusuf Atilla arkadaşımın en belirgin özelliği daima güleryüzlü olması, her zaman iyimser olması, Partisi’ne sonsuz bir güven duygusuyla bağlı oluşu ve her zaman en zorlu görevlere hazır oluşuydu.
Son yıllarda bölgede etnik milliyetçiliğin güçlenmesi, PKK’nın kendine muhalif olan herkese yönelik şiddet eylemleri, kimilerinin estirilen ideolojik ve siyasi rüzgardan etkilenerek, kimilerinin ise korkudan PKK’ya teslim olduğu koşullarda devrimci tutumdan en ufak bir taviz vermemesi, Türk-Kürt kardeşliğini ve birliğini bölücü cereyana karşı savunması Yusuf Atilla arkadaşımızın nasıl bir Partili olduğunu gösteriyor.
7 Haziran ve 1 Kasım seçimlerinde bölgedeki birçok kişinin PKK tehditleri sonucu görev almaktan kaçındığı koşullarda öne çıktı. Vatan Partisi’nin milletvekili adayı olarak Muş’ta çalıştı. İlçeleri ve köyleri dolaştı. Parti’yi anlattı.
12 Eylül 2015 tarihinde yapılan genişletilmiş Merkez Karar Kurulu toplantısına Muş il örgütü adına katıldı. Bütün salonu duygulandıran ve coşturan son derece etkili bir konuşma yaptı.
Konuşmasında özetle PKK terörünün yarattığı durumun geçici olduğunu, Kürt yurttaşların birlikten yana olduğunu, Vatan Partisi’nin izlediği kardeşlik ve birlik politikasının halk tarafından benimsenmesinin kaçınılmazlığını ve herşeyin biz Partililerin yapacağı çalışmaya bağlı olduğunu anlattı.

Her yerde görev başında
7 Haziran seçimlerinden önce Vatan Partisi’nin düzenlediği Yüksekova mitingine Muş’tan arkadaşlarıyla birlikte katıldı. 1 Kasım seçimlerinde Muş’da daha etkili bir çalışma yapabilmek için adeta çırpındı.
22 Kasım tarihinde Gaziantep’te yapılan bölge örgütleri eğitim toplantısına Muş örgütü adına katıldı. Kendisiyle son olarak bu eğitim toplantısında karşılaştım. 40 yıl önce Qereci’de tanıdığım Yusuf Hoca idi karşımdaki…
Evet her zaman ki Yusuf Atilla’ydı. Gülümseyen yüzüyle, iyimserliğiyle, Muş ve Varto’ya ilişkin planlarıyla…
Son yıllarında Kanser hastalığı ile boğuştu. İyimserliği ve mücadeleci kişiliğiyle bu amansız hastalığı yendi. Gerçekten de son bir yıl içinde oldukça sağlıklıydı. Ama bir kalp krizi ile aramızdan ayrıldı.
Kişiler yaptıklarıyla anıldıkları müddetçe yaşamaya devam ederler. Bu gerçektir. Yusuf Atilla öğretmenimiz deyarım yüzyılı bulan Partili kimliği, mücadelesi ve bıraktıklarıyla, Türk’ü ve Kürt’üyle tüm halkımızın hafızasında yaşamaya ve bize güç vermeye devam edecektir.

Mehmet Bedri Gültekin
ulusalkanal.com.tr


Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.