Zengin milletiz ağabey


Oktay Yıldırım

Oktay Yıldırım

31 Ekim 2014, 23:58

Başbakan görünümlü Dışişleri Bakanımız Ahmet Davutoğlu şöyle demiş: "Buradan beni en çok sevindiren, çok duygulandıran bir bilgiyi de sizlerle paylaşayım. Geçtiğimiz günlerde açıklanan Küresel İnsani Yardım 2014 raporuna göre Türkiye, Gayrisafi Milli Hâsıla bazında en çok uluslararası insani yardım yapan ülke oldu. Bu sıralamada geçen yıl 3'üncü durumdaydık. Belki biz dünyanın en zengin ülkesi değiliz ama görülüyor ki gönlü en zengin milletiyiz" dedi.
Aman ne kadar da mutlu, ne kadar da sevinçli. Ve haklıdır. Zengin milletiz kardeşim, veriyorsunuz herkese her şeyimizi…

Madenciden alıp Suriyeli’ye


Karaman’da yerin yedi kat altında kalan madencinin karısı ağlıyor: “Üç aydır zaten maaş da vermiyorlardı, yemek saatinde dışarı bile çıkarmıyorlardı.” Alıyorsunuz ondan zaten üç kuruş olan maaşını, yetmiyor bir de canını…
Veriyorsunuz kardeşim memleketin her tarafına dağılmış olan Suriye’li mülteci’ye… Miktarı bile belli değil, Tayyip Erdoğan 4,5 milyar diyor, Davutoğlu, 3,5 milyar…
Verin abiler, sebildir malımız bizim…

Askerden Alıp, Cemaatçiye

Çalışıyor Cemaat kadroları. Buluyor bir suçlama, atıyor içeriye ömrünü dağda terörle savaşarak geçirmiş askeri… Yetmez elbet maaşını kesiyorsunuz, hatta mahkemesi bile sonuçlanmadan ordudan da atıyorsunuz…
Sonra alıyorsunuz o parayı, Cemaat adına bu operasyonları yürüten müritlere dağıtıyorsunuz. Adına da taltif diyorsunuz. Kimine beş yüz kez, kimine yedi yüz kez veriyorsunuz. Zekeriya köy villalarında oturtuyorsunuz.
İçin abiler, size helaldir kanımız bizim…

Gazi’den Alıp, PKK’lı Teröriste


Geziyor dağda memleketin evladı. Dağ, bayır demeden hainin, pusucu alçağın peşinde... Sonra bir gün o pusucunun döşediği mayına basıyor. Kopuyor bacağı. Yerine bir bacak takıyorlar, insan yapımı. Olmuyor. Yenisini takıyorlar, uymuyor. Yaralar, ağrılar, kangrenler. Sonra bir tane buluyor kendisi. “Al” diyor devlet, “ben ödeyeceğim korkma.” Elin bankasından kredi çekip alıyor. Tam rahatlayacakken, “ödemem” deyip evine haciz yolluyoruz. “ Ya parasını ver, ya bacağını” diyoruz…
Sonra alıyorsunuz o parayı, Suriye’yi bölmek ve bir Kürdistan kurmak için ÖSO ya da YPG ile birlikte savaşan PKK’lı teröristin Türk hastanelerindeki bakım ve tedavi masraflarına harcıyorsunuz. Gözünüzü bile kırpmadan… Haberi çıkıyor gazetelerde, bir de övünüyorsunuz, “gönlümüz zengin diye…
Yatın abiler, kuş tüyü döşektir aguşumuz bizim…

Kolsuz Gaziden, Peşmerge’ye

Kim bilir hangi dağın başında, hangi alçakça pusuda bıraktı iki kolunu birden. O kadar ki, küçük çocuğunun elini tutacak kadar bile kalmamış. Bir kolu hiç yok, diğeri protez. Bir kart koyuyoruz cebine, üzerinde “Gazi” yazıyor. Onu cebinden çıkaracak eli yok ya neyse… Çıkarabilirse gösterip otobüslere bedava binebilsin diye… Bir otobüs şoförü, “Allah görmüş de almış kolunu, o kolu benim için mi kaybettin, şerefsiz” diyebilsin diye.“ Alt tarafı üç kuruşluk bir otobüs bileti uğruna…
Sonra alıyorsunuz o parayı, memleketi yolgeçen hanına çeviren Amerikan Peşmergelerine yemek ısmarlıyorsunuz. Otobüslerine konvoy koruması yaptırıyorsunuz…
Binin abiler, altınıza binittir sırtımız bizim…

Öğrenciden, Madenciden Mülteci Hazretlerine

Türk ya… Yarış atı gibi sınavlara soktuğunuz yetmiyor. Öğrenciyse harç diyorsunuz, yakasına yapışıp aldığınız haracın adına. Karın tokluğuna çalıştırdığınız yetmiyor. Madenciyse, vergi diyorsunuz, prim diyorsunuz, kestiğiniz raconun adına… Alıyorsunuz ki, hastalanınca muayene edeceğiz, alıyorsunuz ki, okuluna sıra, masa alacağız diye…
Sonra o parayı, o masayı, o sırayı, bir tek soru sorulmadan, üniversitelerimizin kapılarını ardına kadar açtığınız mülteci hazretlerinin altına seriyorsunuz.
Serin abiler, mülkünüzdür vatanımız bizim…

Devlet Nerede

Ve bir de ferman buyuruyorsunuz, “devlet nerede diye soranlara gösterecek güçteyiz” diye…
Hiç kuşkumuz yok ona… Gösteriyorsunuz. Hem de sormadan. Hastanesini açıyorsunuz, okulunu, hazinesini, yolunu, kışlasını, bağını bostanını…
Bize de gösteriyorsunuz… TOMA’nızla, gazınızla, merminizle, mahkeme kapılarında bekleyen çocuklarımızın üzerinde uçan helikopterlerle…
Ve bir gün mutlaka göreceksiniz, nerededir bu itip kaktığınız millet… Kimindir o gönlünüze sığdırıp dağıttığınız mülk?



Oktay Yıldırım
ulusalkanal.com.tr


Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.