Zulüm günü 21 Mart 2008


Rıza Zelyut

Rıza Zelyut

21 Mart 2015, 14:38

PKK’nın bir doğa bayramı olan Nevruz Bayramı’nı alıp kanlı saldırılarının kalkanı yapmasından söz edecek değilim.
Sizi, 21 Mart 2008’e götüreceğim.
O Nevruz, herhalde Nevruz tarihinin en zalim günü olmuştur.
Hatırlayın: Başbakan Tayyip Erdoğan ile Cemaat’in polisleri/savcıları yağlı ballıdırlar. Malum savcı, ortalıkta cellatbaşı edasıyla dolaşmakta, işi kitabına uydurarak hükümetin ve Fetullahçıların istemediği kişileri Ergenekoncu ilan edip içeri almak için emirler yazmaktadır.
İşte bu saldırıların en zalimlerinden birisi 2008 Nevruz’unda yaşandı. Malum polislerin savcılarla birlikte planladıkları operasyonla Atatürkçü olarak tanınan önemli isimler gözaltına alındılar. Cumhuriyet Gazetesi’nin imtiyaz sahibi ve başyazarı İlhan Selçuk bunlardan birisiydi. Bu büyük saldırıda asıl Aydınlık Dergisi ve Ulusal Kanal hedef tahtası yapılmıştı. Bu kurumların başında bulunan Doğu Perinçek, Ulusal Kanal Genel Yayın Yönetmeni Ferit İlsever, Aydınlık Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Serhan Bolluk da götürüldüler. Bu gün alınanlardan birisi de İstanbul Üniversitesi’nin eski rektörlerinden Kemal Alemdaroğlu idi.
Bir Nevruz günü yapılan bu yasal görünümlü saldırı ile vatanı, cumhuriyeti, Atatürk ilkelerini savunanlara, “Sizin en büyüklerinizi işte böyle alır, zindana tıkarız!” mesajı veriliyordu. Hem de PKK’nın siyasallaştırdığı Nevruz gününde…

CİNAYETLER İŞLEYEREK GELDİLER
2008 Nevruz’unda bu operasyonu yapan özel örgüt, bu noktaya pat diye gelmedi. Önce 2006’da Trabzon’da 16 yaşındaki bir çocuğu kullanarak Rahip Santoro’yu öldürttüler. Peşinden Hrant Dink ve Zirve Yayınevi cinayetleri geldi.
O sıralarda bütün basın ve iktidar el ele vermişler milliyetçileri/ulusalcıları ve yurtsever kesimleri suçluyorlardı. Bu hava yaratıldıktan sonra devreye Ergenekon işi sokuldu. Ergenekon operasyonu ile AKP’nin ve Cemaat’in önünde engel görülen ve Amerikanın Ortadoğu planlarına karşı çıkabilecek, AB’nin dayatmalarına direnebilecek kimler varsa toplamaya başladılar.
İşte bu süreçte Cemaat’in polisi sahte deliller üretmekte; Cemaat’in savcıları da bu sahte delilleri kullanarak bu ülkenin seçkin isimlerini azılı suçlularmış gibi toplamaktaydı.

GÜN BUGÜNDÜR
O gün çalıştığım Güneş Gazetesi’ne vardığımda öğrendim operasyonu. İlhan Selçuk ve Doğu Perinçek’in gözaltına alındıklarını öğrenince içimden bir ses yükseldi: Gün bu gündür; gün ortaya çıkma günüdür.
Oda arkadaşım Mustafa Dolu’ya dedim ki: Ben şimdi SKY Türk’ün yöneticisini arayacağım. Ondan bu operasyon konusunda bizim görüşümüzü kamuoyuna yansıtmasını isteyeceğim. İstiyorsan sen de gel.
Mustafa, “Gelirim abi, niye gelmeyeyim?”
dedi.
Ve biz sanırım on buçuk dolaylarında SKY Türk’e çıkıp bu operasyonun yurtseverleri hedef aldığını, yanlış olduğunu belirttik. Konuşmamı şöyle tamamladığımı hatırlıyorum: “Eğer İlhan Selçuk’u, Doğu Perinçek’i darbeciler diye gözaltına alıyor iseniz ben de onların her söylediğini, her yaptığını buradan onayladığını söylüyorum Gelin beni de tutuklayın.”
Mustafa Dolu
da buna benzer biçimde konuştu…
SKY Türk’ten çıktıktan sonra Mustafa Dolu’ya dedim ki: “Bak, bunlar Ulusal Kanal’ı ve Aydınlık’ı yok etmek peşindeler. Oraları dağıtmak istiyorlar, belli. Hadi gidip orada da konuşalım; onları yalnız bırakmayalım. Zekeriya Öz’ün kamuoyunu böyle kandırmasına izin vermeyelim”
Hemen Ulusal Kanal’ın önüne geldik. Her taraf polis kaynıyordu. Yara yara girdik o dar sokağa. Vardık kanalın kapısına… Oradaki gazeteciler bizi görünce nasıl da memnun oldular. Rahmetli Demirtaş Ceyhun da gelmişti ve konuşmaktaydı.
Sonra mikrofonu aldım, kameranın karşısında bağıra bağıra bu hukuksuz operasyonu eleştirdim. Sözü de önceki kanalda söylediğim gibi tamamladım: “Eğer onları tutukluyor iseniz gelin beni de tutuklayın.”

ZULÜMLE PAYİDER OLUNMAZ
Kimse zulüm yaparak devlet sahibi olamamıştır. Ergenekon operasyonunu düzenleyen içerideki gericilerle dıştaki emperyalist odaklar, bu yolla Türkiye’yi teslim alacaklarını sandılar ama geldiğimiz noktada birbirlerine düştüler.
Çünkü onlar kötüydüler, onlar zalimdiler, onlar haindiler…
Şimdi o hainlik belgeleri konuşulmaya başlandı…
Zulümleri ortada… Kaç cana mal oldular… Yüzlerce insanı yıllarca o zindanda çürüttüler.
Kötüydüler… Kötülükleri ayaklarına dolandı…
***
Önce PKK geldi Nevruz’u kanlı Nevruz yaptı
Sonra Cemaat ve AKP geldi, onu 2008’de zulüm Nevruz’una çevirdi.
Şimdi ise Nevruz’u bölücülük Nevruz’u yaptılar…
Diyarbakır’da Türkiye’yi bölmeyi Nevruz ve barış adı altında kutlayanlar şimdilik başarılı olmuş gibi gözüküyorlar.
Ama bu millet daha son sözünü söylemedi…
Gün gelecek bu şer odakları yok edilecekler, Nevruz yine halkların ortak bayramı olarak kutlanacaktır.

 

Rıza Zelyut
ulusalkanal.com.tr
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Kemal - 2 yıl önce
o gunu cok net hatırlıyorum hakıkaten rıza hoca cok delıkanlı tavır koymustu benıde ıcerı alın demıstı... rıza hoca oyle sonradan degıl ezelden bızden bırı...
Avatar
sydneyden turan - 2 yıl önce
yorumlariniza katiyor iyi gunler diliyorum.