banner863

Zurnanın zırt dediği yer


Mehmet Bedri Gültekin

Mehmet Bedri Gültekin

02 Eylül 2016, 15:32

Evet, zurnanın zırt dediği yerdeyiz.

Türkiye Cerablus operasyonu ile ABD’nin koridor planına kritik bir müdahalede bulundu. Operasyonun Cerablus ve çevresi ile sınırlı kalmayacağı ABD’nin telaşından da anlaşılıyor.

Önce Obama’nın “Koridor” için atadığı “Özel Elçi” BrettMcgurk konuştu: “Türkiye’nin Menbiç’e doğru ilerlemesi kabul edilemez.”

Ardından ABD’nin Beyaz Saray, Dışişleri ve Pentagon yetkilileri ayrı ayrı, ama aynı açıklamayı yaptılar: “Kabul edilemez!”

Menbiç, ABD özel kuvvetlerinin PKK’lılarla birlikte ortak harekât yaptıkları bölge. Yani Türkiye Cerablus’un güneyine inince ABD ile “namlu namluya” gelmiştir.

“Kabul edilemez” feryatlarının nedeni bu…
           
ABD’yi dinlersek eğer…

Gelinen aşamada ABD Türkiye’ye,PKK ile Suriye’de ateşkes öneriyor.

24 Temmuz’dan sonrasında, silahlı bölücülüğe karşı yürütülen savaş sona erdirilir ve açılım masasına dönülürse, bunun anlamının Türkiye’nin bölünmesini kabul etmek anlamına geleceğini söylemiştik.

Çünkü 24 Temmuz öncesinde PKK, Güneydoğuda çeşitli il ve ilçelerde özerklik ilan ettiğini ve buralarda TC’nin otoritesini artık tanımadığını ilan etmişti. Yeniden açılım masasına dönmek, PKK’nın oldubittisini kabul etmekten başka anlama gelmeyecekti.

Aynı şekilde Suriye’de başlatılmış olan operasyonun ABD’nin istekleri doğrultusunda sona erdirilmesi, Türkiye’yi kuşatacak koridor planının işlemeye devam etmesi, Suriye’nin bölünmesi ve ardından sıranın Türkiye’ye gelmesi demektir.

Bölücü teröre karşı savaşı sona erdirecek bir güç bugünün Türkiye’sinde yoktur.

Aynı şekilde ABD’nin Suriye’deki “Kürt Koridoru”na da “evet” diyecek bir güç Türkiye’de yoktur.

Onun için hiçkimse, bu saatten sonra Türkiye’nin, PKK’nın Suriye’deki varlığını kabul etmesini beklemesin.Cerablus’tan başlayan savaş, kendi mantığı içinde sonuna kadar gidecektir.
 
Başarıyı getirecek güç hesabı

Herkesin ve elbette AKP iktidarının da hesabını yapması gereken durum şudur:

ABD gibi dünyanın bir numaralı silahlı gücü ile namlu namluya gelmişseniz, bu kapışmadan başarıyla nasıl çıkacağınızın düşünmek zorundasınız.

Peki, Türkiye kiminle birleşerek ABD ile giriştiği bu savaştan başarıyla çıkacaktır?

ÖSO’yla mı?

Sağdan soldan toplanan, askeri anlamda hiçbir kıymeti harbiyesi olmayan, askercilik oynayan müsamere çocuklarına benzeyen ÖSO’cuların,savaş alanında TSK’ya, bırakalım destek olmalarını, ayak bağı olduklarından en ufak bir şüphe yoktur.

“Esed” saplantısından kendilerini kurtarmayan iktidar sahipleri bu davranışlarıyla, hem ABD koridorunda Türkiye’nin bekası için son derece önemli bir savaş yürüten TSK’nın işini zorlaştırıyorlar, hem de Türkiye’nin önünde sonunda atacağı adımı geciktiriyorlar.

Türkiye, Rusya ile açıktan, Suriye ile ise dolaylı yollarla anlaşarak Cerablus operasyonunu başlattı.

ABD ile namlu namluya geldikten sonra atmak zorunda olduğu tek adım, TSK’nın Suriye ordusu ile işbirliği yapmasıdır.

Suriye Ordusu ile işbirliği yapmak demek; Türkiye, Rusya, İran, Irak, Suriye ve Lübnan arasında bölgesel işbirliğinin gerçekleşmesi demektir.
 
ElbetteAsya bir bütün olarak bu işbirliğinin arkasında duracaktır.

İşte ABD’nin kapışmayı göze alamayacağı güç budur.

Türkiye için ise başarının formülü, bu güce dahil olmaktır.
 
Mehmet Bedri Gültekin
ulusalkanal.com.tr
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.