26.02.2016, 12:54

Türkiye'nin Avrupa çıkmazı

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Juncker 18 Kasım 2015 günü Antalya’da bir araya geldi… İkili arasındaki geçtiği öne sürülen konuşma o kadar ilginçti ki gazetelerin manşetlerini süsledi! Junker, “Erdoğan’ı AB’nin prensler gibi karşıladığını” vurguladı! Daha sonra öyle bir şey söyledi ki kamuoyu şaşkına döndü: “Türkiye İlerleme Raporunun yayınını, siz istediğiniz için seçim sonrasına bıraktık!” Böylece AB alavere dalavere konusunda da oldukça mahir olduğunu ispat etti! Cumhurbaşkanı Erdoğan altta kalır mı? Derhal cevabı patlattı: “Tabii ki yapacaksınız! 80 milyonluk ülkenin Devlet Başkanı’yım. Raporunuz zaten tepeden tırnağa yalan!” İsterseniz magazini bir tarafa bırakıp, AB Komisyonu 2015 Türkiye İlerleme Raporu’nu mercek altına alalım…

RAPORDAN BAZI KESİTLER:


“Gümrük Birliği Anlaşması’nın modernizasyonu ve genişletilmesine yönelik prosedürlerin başlatılmasına karar verilmiştir.” Oturma izni verilmeyen bir masada alınacak bütün kararlara harfiyen uyacağını beyan eden her devlet, farkında olmasa da açık bir sömürgedir… Ayrıca her alanda ülkemizi sıkıştıran Avrupa, Türkiye’yi bu alanda teşvik etmektedir. Çok ilginç ve dikkat çekici değil mi?

“Türkiye’de güvenlik durumunda önemli bir kötüleşme yaşanmıştır. Barış sürecine acil olarak geri dönülmesi gerekmektedir. Burada AB, hem de terör örgütü olarak tanımladığı PKK ile Türkiye’yi barış masasına davet etmektedir… Hiçbir onurlu ülke böyle bir talebi kabul etmez!

Son dönemde “paralel yapı” ile mücadele kapsamında gerçekleştirilen işten çıkarmalar endişe vericidir. Aynı AB, hatırlanacağı gibi Ergenekon ve Balyoz sürecinde hem Hükümeti hem de cemaat yargısını candan desteklemiş ve sürecin sonuna kadar sürdürülmesini savunmuştu! Oysa ki tertip davaların tamamı çöktü.AB gibi dev bir müessese tüm bu davaların tertip olduğunu bilmez mi? Türkiye, yükümlülüklerini yerine getirme konusunda (Kıbrıs Rum Kesimi) hiçbir ilerleme kaydetmemiş ve doğrudan ulaşım hatlarındaki kısıtlamalar dâhil olmak üzere malların serbest dolaşımı önündeki engelleri kaldırmamıştır.

Türkiye, Güney Kıbrıs ile ikili ilişkilerini normalleştirme yönünde bir ilerleme kaydetmemiştir. AB bu kapsamda AB üye ülkelerine yönelik olumsuz sonuçlar doğurabilecek her türlü tehdit ve eylemden kaçınılmasını teşvik etmektedir. AB kısaca, “Rumlara teslim olun!” demektedir…

Silahlı Kuvvetler ve istihbarat kuruluşlarının Parlamento’da hesap verebilirliği eksiktir. AB’nin Atatürk ve TSK düşmanlığı hiç bitmez! AB gibi bir dostunuz (!) varken, düşmana gerek var mı?

AB’YE ÜYE OLAN HER ÜLKENİN BAŞINDAKİ DAMOKLES’İN KILICI

Eğer Yunanistan AVRO zona geçmemiş olsaydı, asla bu kadar derin bir ekonomik kriz yaşamazdı… İçeride para arzını artırarak iç borcunu rahatlatır, parasının değerinin düşmesi ihracatına olumlu yansır ve böylece dış borçlarını bir düzene sokabilirdi. Ama paranın musluğu Brüksel’de olduğu için çaresizlikten kaderini AB’ye teslim etmek zorunda kaldı!

Devlet, neticede ulusal sınırlar içinde milli pazarı koruyan ve düzenleyen bir siyasi teşkilatlanmadır. Bu yöndeki en etkili silahı milli parasıdır. Milli para, ülke sınırları içinde dalgalanmayan gizli bayraktır.

ABD’nin belki de gelmiş geçmiş en yetenekli Başkanı olan Abraham Lincoln’un (D:1809- Ö:1865, Başkanlık Dönemi: 1861-1865) bu konudaki görüşleri oldukça ilginç ve dikkat çekicidir: “Devletin en yaratıcı gücü para basma gücüdür.”

Avrupa Birliği, kendisi kabul etmek istese de istemese de hastadır ve dar boğaza girmiştir. Uyguladığı ekonomik politikalar ile üye ülkelerin halklarının ayakta kalması mümkün değildir. Sınırlarını yabancı mallara sonuna kadar açarak üretim ve rekabet yeteneğini kaybeden bir üye ülke, sadece AB’nin verdiği sadakalarla ayakta kalamaz!

Bugün Yunanistan’ın yıkan tsunami, yarın belki de Romanya’yı, Portekiz’i yerle bir edecektir. Para basma yetkisinden vazgeçen bir devlet, ekonomik bir krizi yönetme yeteneğini de kaybettiğinden, kriz muhtemelen daha da derinleşecektir. Brüksel’in çıkardığı fatura ise ekonomik gibi görünse de siyasi ve stratejik öğeleri de içerecektir.

TÜRKİYE’YE AVRUPA OTELİNDE AYRILAN BİR ODA VAR MI?

Mali koşulları bir kenara koysak bile, Türkiye’nin Avrupa jeopolitiğinde yeri yoktur… Türkiye, bağımsız bir rota çizdiği takdirde Avrupa-Atlantik yapının çıkarlarına zarar verir! Bu nedenle, özellikle ve kasten AB kapısında bekletilmektedir. Türkiye girdiği gün AB dağılır…

Amiral Soner Polat
ulusalkanal.com.tr
[email protected]
Yorumlar (0)
banner1278
banner1277
28°
açık
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 38 81
2. Fenerbahçe 38 73
3. Konyaspor 38 68
4. Başakşehir 38 65
5. Alanyaspor 38 64
6. Beşiktaş 38 59
7. Antalyaspor 38 59
8. Karagümrük 38 57
9. Adana Demirspor 38 55
10. Sivasspor 38 54
11. Kasımpaşa 38 53
12. Hatayspor 38 53
13. Galatasaray 38 52
14. Kayserispor 38 47
15. Gaziantep FK 38 46
16. Giresunspor 38 45
17. Rizespor 38 36
18. Altay 38 34
19. Göztepe 38 28
20. Ö.K Yeni Malatya 38 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 36 70
2. Ümraniye 36 70
3. Bandırmaspor 36 62
4. İstanbulspor 36 60
5. Erzurumspor 36 58
6. Eyüpspor 36 57
7. Samsunspor 36 51
8. Boluspor 36 50
9. Manisa Futbol Kulübü 36 49
10. Tuzlaspor 36 49
11. Denizlispor 36 49
12. Keçiörengücü 36 48
13. Gençlerbirliği 36 48
14. Altınordu 36 45
15. Adanaspor 36 45
16. Kocaelispor 36 44
17. Bursaspor 36 44
18. Menemen Belediyespor 36 38
19. Balıkesirspor 36 12
Takımlar O P
1. M.City 38 93
2. Liverpool 38 92
3. Chelsea 38 74
4. Tottenham 38 71
5. Arsenal 38 69
6. M. United 38 58
7. West Ham United 38 56
8. Leicester City 38 52
9. Brighton 38 51
10. Wolverhampton Wanderers 38 51
11. Newcastle 38 49
12. Crystal Palace 38 48
13. Brentford 38 46
14. Aston Villa 38 45
15. Southampton 38 40
16. Everton 38 39
17. Leeds United 38 38
18. Burnley 38 35
19. Watford 38 23
20. Norwich City 38 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 38 86
2. Barcelona 38 73
3. Atletico Madrid 38 71
4. Sevilla 38 70
5. Real Betis 38 65
6. Real Sociedad 38 62
7. Villarreal 38 59
8. Athletic Bilbao 38 55
9. Valencia 38 48
10. Osasuna 38 47
11. Celta Vigo 38 46
12. Rayo Vallecano 38 42
13. Elche 38 42
14. Espanyol 38 42
15. Getafe 38 39
16. Mallorca 38 39
17. Cadiz 38 39
18. Granada 38 38
19. Levante 38 35
20. Deportivo Alaves 38 31